Üç aynalı kırık oda

“Donarak ölmek gibidir ruhun çürümesi;
İçin için eksilirsin,yavaş yavaş uyuşursun,
Hiçbir şey hissetmemeye başlarsın,
Sonra sen uykuya daldığını sandığında, ölmüşsündür aslında.

Ölmüş olduğunu bile bilmemektir bu.
Şu meydanlar, caddeler, sokaklar, ölmüş ruhlarıyla yürüyen insanlarla dolu!”

Murathan MUNGAN

Reklamlar

Bir gün bir sevda çalar kapınızı

Bir gün bir sevda çalar kapınızı..

 
Şaşırırsınız, hiç beklemiyorsunuzdur..
Bugüne kadar gelenlere hep misafir olarak bakmışsınızdır.
Ancak bu sever kapınızı çalan bu sevgi, aşktan öte yerini alır, gözlerinizden kalbinize…
Ben seni severken senden habersiz sevmiştim.
Belki de kendimden bile habersiz…
Sen bana “herşeyimsin” dediğinde anlamamıştım seni.
Ama SeN kendimden ve senden habersiz “ Herşeyim” olmuştun benim.
Tam olarak yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile sen özeldin
Seninle yaptığımız ilk kahve sohbetinde dışarıda yağmur vardı, SeN hatırlamazsın belki …
Yağmurda aşk başkadır diyenlere gülerdim her zaman
Bir gün bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye..
Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken
anladım, seni deli gibi özlediğimi.
Ne kadar gerçeksen, o kadar yalansın aslında …
Ve ben her seferinde baştan başlıyorum sanki sana,
Yeniden bir sondayım bu sabah; tekrar başlayacak gücüm yok..
Usandım bu yürekten, kendimden, tarla kuşu gibi bahçeyi beklemekten
Durup, durup seni özlemekten usandım
Gelecekse beklenen beklemek güzeldir aslında…
Özlüyorsa özlenen, sevecekse sevilen amaaaannn neyse yine karmakarışığım anlayacağın.
Havadandır muhtemelen, birazdan yağmur yağacak … Çisil çisil
Ben her yağmurda böyle oluyorum , alıştım bu duruma “ SeN” de alış …
Her zaman ki gibi geçer gider yağmurla beraber…
Ben seni sensiz de severim
Ansızın bir duygu yüklenirse yüreğine, aklına takılırsa uzaklar,
kulakların çınlarsa aniden,
Yüzünde bir tebessüm oluşursa gizlice, bil ki bir yerlerde özleniyorsundur.
Ilık bir rüzgar esti buradan nereden estiğini bilemedim “Nereye
gidiyorsun “ dedim … “Özlenen her yere” dedi..
Aklıma SeN geldin çünkü özlenen “SeN” din…
Sen yokken bile seni yürekte yaşatabilmek…
Bundan daha ağır bir yük var mı acaba ??
Ben senden vazgeçmek istiyorum !
Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek,
gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum
Herkes gibi biri olmanı,
Senin benim için herhangi biri olman o kadar zooorrr ki bir bilsen…
Zaten kolay ne var ki benim için hayatta.
Yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı
kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak,
sabah gözlerimi açtığımda seni yanımda bulmak…
Sen, sevgimle utanmamı sağladığın için “SeN” sin belkide !
Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydir.
Yüreğim umulmayan yaralarla baş edemez hale geldi.
Ne zaman yağmur yağsa ben “SeN” in için ağlıyor olacağım.
Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım..
Seni her özlediğimde kalbime bir yıldız çiziyorum artık benimde bir gökyüzüm var biliyormusun… ?
Eğer bir gün hayatından çekildiğimi hissedersen…!!!!!! ????
Lütfen elimi sakın bırakma olur mu ..!!
Ben seni sensiz de severim ..!
alıntı

Biz hiç vedalaşmadık ki

Biz hiç vedalaşmadık ki..Sabah uğurlamalarımız, akşam hoşgeldinlerimiz olmadı birbirimizin gözlerine bakarak. Elele oturup yudumlanan çaylarımızda…Hayallerimizi paylaşmadık, kulağımda sevgi sözcüklerini duymadım..Otobüs duraklarında,yağan yağmur altında karlı bir sabahta hiç buluşmadık….Hüzünlü ve özleyen mektuplarımız olmadı, yıl dönümlerimiz , iki kişilik kutlamalarımız da….Yemek masalarımız kurulmadı , içilecek sıcacık çorbalarımız da…Hep birgün, bir yerlerden dönmeni bekledim. Bir gün uzak ülkelerden, diğer gün komşu şehirlerden…Uzun yolculuklarda konaklanan kır kahvelerinde aniden karşıma çıkmanı umut ettim…..Gidecek yerim olsaydı en uzağı seçerdim benimle gelme, geride kal diye…Gözlerimde, kalbimde olma diye….Hep vurgun saatlerimde geldin ya da sen vurdun dedin ya..Sen bana kollarını açıp hiç gel demedin ki…Sen beni beklemeyen bildin, ben seni aldatan…Sen bende düğümlenen hıçkırık gibi yarım kaldın, ben sende ….Ve biliyormusun biz birbirimize hiç ama hiç hoşçakal demedik ki… (Alıntı)

HÂLÂ BENİMLE MİSİN?

Hâlâ benimle misin küçük kız?
Gökkuşağının renkleri yansıyor mudur
gözyaşlarından hâlâ?
Dilinde geçmişin sevdalı şarkıları
dinlerken bir şarkıyı dalıp gidişin kendinedir
dönüşlerin bana..
Hüzünlere tutunmuş yine gözlerindeki ışık…
Kırmızı pabuçları sever misin hâlâ?
Sesime bir ses ver
Ağız dolusu bir gülüver…
Uzaksın ve derin
Ne yorgunsun ne dingin
Hem bendesin hem değil…
Senin en ben halin
Benim en sen halim
Ve gözlerin,
Baktığını görmeyen gözlerin…
Arkana dönsen geçmişin kırgınlıkları,
önünde biraz geleceğin kuşkusu
biraz şimdinin telaşı
Suskun bir kalbin geveze bir kaleme tutunuşu
Ve bendeki senin bana direnişi..
Sendeki benin bana bakışı…
Müşerref ÖZDAŞ
30.04.2011

Yarınlarda umut var mı?

Bilemezdiler bir güvercin kanadına takılıp

gideceklerini son yolculuğa…

Koştular peşinden ,

Yakalandılar kalleş ölüme köhne bir evde.

Yarınlarda umut var mı hâlâ?

 

Kış güneşine aldanıp açmış papatyalar,

Aşk sorgusuna çekilmeyi beklerler

Bir bahçe kuytusunda.

Binlerce kalp aramakta

O yasak elmayı…

Cennete yeniden dönme isteği

Yatıyor belki aklın bir köşesinde.

 

Kendi hayallerimizin

Dar penceresinden

Görülebilir mi o kış papatyaları?

Özlenen sevgili hangi kış

Çıkıp gelecek,

Hangi sonbaharları bitirip?

Yaşam bize gülümsüyor

Her yeni gün doğumunda,

Kaldır başını  bak,

Ve selamla…__Msrf Zds

3102445646d756786af0brbxt2

BİR ÇİÇEĞİ KOKLARKEN

Ver elini hayat
Ben geldim yeniden
Umut sokağına taşınıyorum.
Yakınında olsa gerek
Mutlu sokak da…

Bir çiçeği koklarken
Düştün aklıma yeniden
Sonbaharda da ısıtırmış güneşin
Şükürden başka
Bana ne gerek?

Yüzümü döndüm sana
Beni bekliyormuşsun
Sen her zaman
Vazgeçen sen değil
Benmişim…

Ama işte geldim,
Bir acı kahveni içip
Renklerinle bezeneceğim
Tondan tona döneceğim…
Ben seni yine seveceğim.

Müşerref ÖZDAŞ